Kalem ismini nereden almıştır? Kelimenin kökenine doğru sessiz bir yolculuk Değerli ziyaretçiler, Kede ekibi bu yazısında “Tükenmez kaleme neden tükenmez kalem demişler” konusunu tüm yönleriyle aktarıyor. Bazen elimde bir kalemle boş bir kâğıda bakarken garip bir düşünce geliyor aklıma. Gün içinde onca ekran, onca bildirim arasında kaybolurken, en sade şeylerden biri olan bu küçük yazı aracının aslında ne kadar eski bir hikâyesi var diye düşünüyorum. “Kalem ismini nereden almıştır?” sorusu da tam burada beliriyor zihnimde. Sanki sıradan bir nesne değil de, geçmişten bugüne uzanan ince bir hat gibi… İstanbul’da yaşayan biri olarak, sabahları işe giderken çantamda her zaman bir defter…
Yorum BırakEtiket: bir
Taban Tepmek Ne Demek? Günlük Hayatta ve Kültürel Bağlamda Anlamı Bazen insanlar günlük konuşmalarında öyle deyimler kullanıyorlar ki, anlamını hemen kavrayamıyorsun. “Taban tepmek” de işte öyle bir ifade. Basitçe söylemek gerekirse, taban tepmek genellikle bir yerden hızla ayrılmak, kaçmak veya bir şeyden uzaklaşmak anlamında kullanılıyor. Ama işin ilginç tarafı, bu deyimin hem Türkiye’de hem de farklı kültürlerde farklı tonlarda ve farklı bağlamlarda hayat bulması. Ben mesela Bursa’da yaşıyorum ve iş çıkışı bazen trafikte ya da arkadaş sohbetlerinde bu deyimi duyarım. Mesela biri “O kalabalıktan taban teptik” dediğinde, hemen anlıyorsun ki kişi kalabalıktan hızla uzaklaşmış. Burada deyim hem hızlı hareket etmeyi…
Yorum Bırakİşaret Dili Eğitimi Ne Kadar Sürüyor? Gerçekler, Abartılar ve Kimsenin Açıkça Konuşmadığı Noktalar “Çevirmenler kaç para alıyor” konusu son dönemde oldukça merak ediliyor. Biz de sizler için detaylı bir içerik hazırladık. İlk Cümle: Evet, Bu İş Sandığınız Kadar “Kısa” Değil İzmir’de yaşıyorum. 28 yaşındayım ve şunu net söyleyerek başlayacağım: İşaret dili eğitimi konusu internette inanılmaz derecede romantize ediliyor. “3 ayda öğren”, “6 ayda akıcı konuş”, “1 yılda uzman ol” gibi cümleleri gördükçe içimden şu geçiyor: Keşke her şey Netflix dizisi gibi hızlı ilerlese. Ama gerçek hayat öyle değil. İşaret dili eğitimi ne kadar sürüyor sorusunun tek bir cevabı yok. Ve…
Yorum Bırakİsimler ve Fiiller Nasıl Ayırt Edilir? Beynimin Alsancak Trafiğine Döndüğü O Büyük Soru İnsan bazen çok gereksiz yerlerde takılıyor. Mesela ben geçen gün Karşıyaka vapurunda oturmuş çay içiyorum, martılar gevrek peşinde organize suç örgütü gibi çalışıyor, bir yandan da düşünüyorum: “İsimler ve fiiller nasıl ayırt edilir?” Bak normal insanın aklına ne gelir? Fatura, ilişki problemleri, kira, eski sevgilinin attığı story’nin anlamı falan. Benim beynim: “Koşmak fiil de neden koşu isim oluyor?” Teşekkürler beyin. Gerçekten çok kritik bir konuya daha değindin. Ama dürüst olayım, Türkçede isimler ve fiiller nasıl ayırt edilir konusu bazen gerçekten kafa karıştırıyor. Özellikle okul zamanında öğretmen tahtaya…
Yorum BırakGümrük Vergisi Neye Göre Belirleniyor? İç Sesinizle Bir Yolculuk Bir gün hayal edin: Elinizde internetten sipariş ettiğiniz bir paket var ve kargo size ulaştığında, memurun “Bu ürün için gümrük vergisi ödemeniz gerekiyor” dediğini duyuyorsunuz. İçinizde bir soru belirir: Gümrük vergisi neye göre belirleniyor? Peki bu rakam nasıl hesaplanıyor, neden bazı ürünler daha yüksek vergiye tabi olurken bazıları düşük kalıyor? Bu yazıda, gümrük vergilerinin tarihi köklerinden günümüzdeki tartışmalara kadar kapsamlı bir yolculuğa çıkacağız. Gümrük Vergisinin Tarihi Kökleri Antik Çağ ve Ortaçağ: Sınırların İlk Vergileri Gümrük vergileri, insanlık tarihi kadar eskidir. Antik Mezopotamya’da, Babil krallıkları ticaret yollarında malları denetler ve belirli bir…
10 Yorum85 B Mi Daha Büyük C Mi? Gerçekten Bu Soruyu Soruyor Muyuz? Hadi itiraf edelim: Bu soruyu duyduğumuzda içimizde bir yerlerde bir şeyler kıpırdıyor, değil mi? Yani, 85 B ve C ne alaka diyebilirsiniz, ama aslında bu, sadece popüler kültürün (ya da sosyal medyanın) bizi ne kadar belirsizliğe ittiğiyle ilgili büyük bir mesele. İzmir’de, 28 yaşında, sosyal medyada aktif bir birey olarak bakıldığında, 85 B’nin ve C’nin gerçek anlamda ne ifade ettiğini tartışmak kadar başka bir şey yok. Hadi başlayalım, bakalım biz bu soruya nasıl yaklaşalım. Bence aslında sormamız gereken en büyük soru şu: Bu, gerçekten önemli bir soru mu?…
8 YorumGiriş: Yüzün Felsefesi Üzerine Bir Düşünce Denemesi Bir gün kalabalık bir metro istasyonunda, insanların birbirine bakmadan yürüdüğü bir anda, birinin yüzünde beliren hafif bir tebessüm dikkatimi çekti. Bu tebessüm, basit bir jest gibi görünse de, birdenbire etik, epistemoloji ve ontoloji açısından ne kadar derin bir meseleyi barındırdığını fark ettim. Peki, “gülenyüz” ve “güleryüz” arasındaki fark neydi? Sadece dilsel bir nüans mı, yoksa insan davranışının ve ahlaki değerlerin derinliklerine işaret eden bir felsefi sorunun kapısı mı? İşte bu yazıda, bu soruyu üç temel felsefi perspektiften ele alacağız ve çağdaş tartışmalara değinerek hem etik hem de bilgi kuramı bağlamında anlamını sorgulayacağız. Etik…
6 YorumBölge Haber Ajansı Kimin? Psikolojik Bir Mercekten Bakış Bir kahve molasında, sosyal medyada dolaşırken kendime soruyorum: “Bölge Haber Ajansı kimin?” Basit gibi görünen bu soru, insan zihninde farklı bir merakı tetikliyor. Çünkü haber kaynaklarını bilmek, yalnızca bilgi edinmekle kalmaz; aynı zamanda güven, algı ve toplumsal etkileşimle ilgili bir dizi bilişsel ve duygusal süreci harekete geçirir. İnsan davranışlarının ardındaki motivasyonları ve tepkileri anlamaya çalışan biri olarak, bu yazıda Bölge Haber Ajansı’nın sahipliği sorusunu psikolojik bir mercekten inceleyeceğiz ve haberin algılanması, paylaşılması ve yorumlanması süreçlerini tartışacağız. Bilişsel Boyut: Bilgi Kaynağını Tanımak Bilişsel psikoloji perspektifinden, bir haber ajansının sahipliğini bilmek, bilgi işleme sürecimizi…
12 Yorum“Bir gün bitişik mi ayrı mı?”: Bir Kelimenin Ardındaki Toplumsal Dokuyu Anlamak Bir sabah uyandığınızda, aklınızda tuhaf bir soru belirdi: “Bir gün bitişik mi ayrı mı?” Bir dilbilgisi tartışması gibi görünse de, bu soru bize yalnızca yazım kurallarını değil, bireylerin ve toplumların nasıl düşündüğünü, nasıl iletişim kurduğunu, hatta dil ile gücün nasıl iç içe geçtiğini sorgulatan bir kapı aralar. Toplumsal yapıların ve bireylerin etkileşimini anlamaya çalışan bir kişi olarak bu soruyu seslendirmek, sizle empati kurmak ve dilin ötesindeki sosyal gerçekliği keşfetmek istiyorum. Dil, biz farkında olmasak da toplumsal normların, kültürel pratiklerin ve güç ilişkilerinin yansıttığı bir aynadır. “Bir gün” ifadesini…
14 YorumBezelye ve Şeker Hastalığı: Sağlık Üzerinden Siyasetin İzleri Bir pazar tezgahında taze bezelyeleri incelerken, insan sağlığı ile toplum sağlığı arasındaki karmaşık bağlantıları düşündüm. “Bezelye şeker hastalığına iyi gelir mi?” sorusu, yüzeyde bir beslenme veya tıp meselesi gibi görünse de, siyaset bilimi perspektifiyle incelendiğinde çok daha derin anlamlar kazanıyor. Çünkü sağlık, yalnızca bireysel bir mesele değil, aynı zamanda güç ilişkilerinin, kurumların ve ideolojilerin sahnelendiği bir alan. Kamu politikaları, sağlık sistemleri ve yurttaş katılımı, şeker hastalığı gibi kronik rahatsızlıkların yönetiminde kritik rol oynar. Bu yazıda bezelye üzerinden başlayarak, iktidar, meşruiyet, katılım ve demokrasi kavramlarını tartışacağız; güncel siyasal olaylar ve teoriler ışığında, sağlığın…
10 Yorum