Subfebril Bir Sabahın Hikâyesi Güneş, Kayseri’nin dar sokaklarının arasında usulca süzülüyordu. Uyandığımda alnımda hafif bir sıcaklık hissettim; ne tam ateş, ne de tamamen normal. Günlük tutmayı sevdiğimden hemen kalemi elime aldım. “Subfebril,” diye yazdım. Tıp kitaplarında okuduğum kelime, hafif ateş anlamına geliyordu. Ama işte o gün, subfebril olmak benim için sadece bir tıbbi terim değildi; içimde kıpır kıpır bir heyecanla karışık bir endişe yaratıyordu. O Anki Duygularım Subfebril olduğumu fark ettiğimde önce biraz panikledim. “Acaba ciddi bir şey mi?” diye düşündüm. Ama sonra kendime kızdım; ben her zaman küçük şeylerden büyük kaygılar üretirdim. Yine de içimde bir huzursuzluk vardı. Yatağın…
Yorum BırakMerakın Peşinde Koş Yazılar
Japonlara Neden Atom Bombası Atıldı? Bilimsel Bir Mercek Japonlara neden atom bombası atıldı sorusu, çoğu kişinin tarihle ilgili temel sorularından biri. Ama işin içine bilim girince, olay sadece tarihsel bir karar değil, aynı zamanda fizik ve mühendislik açısından da ilginç bir problem hâline geliyor. Ben Eskişehir’de yaşayan, 27 yaşında bir üniversite çalışanıyım; hem akademik merakım hem de gündelik gözlemlerimle bu meseleyi biraz daha anlaşılır hâle getirmeye çalışacağım. Hadi gelin, nükleer fiziğin karmaşık dünyasını, “çocuk parkındaki domino taşları gibi” düşünebileceğimiz bir dille keşfedelim. II. Dünya Savaşı ve Stratejik Arka Plan Öncelikle Japonlara neden atom bombası atıldı sorusunu tarihsel bağlamdan ayırmak mümkün…
Yorum BırakKalorimetre ve Felsefe: Fiyatların Ölçümü Üzerine Düşünceler Günlük yaşamda bir markette ürünlerin fiyat etiketlerine bakarken, bazen aklıma tuhaf bir soru gelir: “Kalorimetre neyi ölçer fiyatları?” Bu soru, basit bir teknik aletin işlevinden çok, değer, bilgi ve etik üzerine düşünmeye sevk eder. Etik, epistemoloji ve ontoloji çerçevesinde bu soruyu ele almak, hem nesnel ölçüm araçlarının hem de insan yargısının sınırlarını sorgulamamı sağlar. Belki de bu düşünce, Platon’un mağara alegorisinde gölgeleri izleyen insanlar gibi, fiyatların ve değerlerin ardındaki gerçekliği anlamaya çalışmamı hatırlatır. Kalorimetre: Tanım ve Temel İşlev Kalorimetre, temel olarak bir maddenin enerji içeriğini ölçmek için kullanılan cihazdır. Termodinamik açıdan bakıldığında, bu…
Yorum BırakDemir Nedir ve Neden Kofaktör Olarak Önemlidir? İçimdeki mühendis böyle diyor: Demir, atom numarası 26 olan bir geçiş metalidir ve biyokimya dünyasında sanki görünmez bir kahraman gibi çalışır. Hücrelerin enerji üretiminden oksijen taşınmasına, DNA sentezinden enzimatik reaksiyonlara kadar her yerde var. Ama işin ilginç tarafı, demir tek başına bir şey yapmaz; çoğu zaman bir kofaktör olarak görev yapar. Yani, kimyasal reaksiyonlarda başrolü enzimlere verirken, demir sahne arkasında gizli kahraman rolündedir. İçimdeki insan tarafıysa şöyle düşünüyor: Demir bir hayat kaynağı gibi; bedenimizdeki görünmez bir yardımcı, ama aynı zamanda eksik olduğunda kendini hemen hissettiriyor. Yorgunluk, halsizlik, konsantrasyon sorunları… Hepsi demirin kofaktör olarak…
Yorum BırakÖğrenmenin Yaşı Yoktur Atasözünün Anlamı Nedir? Hadi bir itiraf yapalım: Bazen insan “Benim yaşımda artık öğrenemem, bu yaştan sonra yeni bir şey öğrenmek için beynimi zorlamam gerekecek!” diye düşünüyor, değil mi? Gerçekten de hepimizin iç sesi, yeni bir dil öğrenmeye ya da gitar çalmaya başlamaya çalıştığında, “Ya sen ne diyorsun, yaş 25, geç kaldın” diye mızıkçılık yapıyor. Ama bir anda aklınıza gelen o yavaşça dilinizde türeyen atasözü: “Öğrenmenin yaşı yoktur!” O kadar basit ama o kadar anlamlı ki! Ama gerçekten öğrenmenin yaşı yok mu? Yoksa bir noktada, “Artık bu yaştan sonra öğrenmem, ya ben bu işin yapacaklarına” diyip pes mi…
Yorum BırakMassimo Dutti Nasıl Telaffuz Edilir? Edebiyatın Merceğinden Bir Yolculuk Bir kelimenin doğru telaffuzu sadece fonetik bir mesele değildir; o kelime, çağrışımlar ve kültürel izler taşır. “Massimo Dutti nasıl telaffuz edilir?” sorusu, yüzeyde bir marka ismi gibi görünse de, edebiyat perspektifinden bakıldığında kelimelerin gücü, anlatıların dönüştürücü etkisi ve sembolik yükleri ile ilişkilidir. Her hece, tıpkı bir romanın paragrafı gibi, anlatıyı şekillendirir ve okuyucunun zihninde kendi öyküsünü yaratmasına olanak verir. Bir dil laboratuvarı gibi düşünün: kelimeyi ağızdan döktüğünüzde sesler dans eder, ritim ve vurgu belirir, tıpkı bir şiirdeki ahenk gibi. Edebiyatın en temel işlevlerinden biri olan duygusal etki, burada kendini gösterir. Okur,…
Yorum BırakBollywood Nerede? İzmirli Gençten Cesur Bir Bakış Tam olarak söyleyeyim: Bollywood Hindistan’ın Mumbai şehrinde. Ama işin coğrafi kısmı en az ilginçliği kadar basit. Asıl mesele, Bollywood denilen bu dev sinema endüstrisinin neden dünya çapında hem övgü hem eleştiriyi aynı anda topladığı. İzmir’de sosyal medyada tartışmayı seven bir 28 yaşlı olarak, bunu konuşmadan duramıyorum. Çünkü Bollywood sadece bir film sektörü değil; bir kültür, bir fenomen ve bazen de biraz abartılmış bir hayal dünyası. Bollywood’un Güçlü Yönleri: Renk, Tutku ve Hikaye Önce sevdiklerimden başlayalım. Bollywood filmleri, renkleri, dans sahneleri ve melodik şarkılarıyla bir görsel ve işitsel şölen sunuyor. İzmir’in gri kış akşamlarında…
Yorum BırakAktör Olmak Zor Mu? Toplumsal Cinsiyet ve Çeşitlilik Perspektifi İstanbul’da yaşayan, 29 yaşında ve bir sivil toplum kuruluşunda çalışan biri olarak, sokakta gözlemlediklerim bana sürekli şunu hatırlatıyor: toplumdaki her birey için fırsatlar eşit değil. Bu bağlamda “Aktör olmak zor mu?” sorusu, sadece yetenek veya eğitimle ilgili bir mesele değil; toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adaletle doğrudan ilişkili bir konu. Sokakta Gözlemlerim ve Aktörlük Algısı Toplu taşımada sabah işe giderken yanımda oturan genç bir kadın, telefonundan tiyatro oyunculuğu üzerine bir iş ilanına başvuruyor. Konuşmalarına kulak misafiri oluyorum; başvurusunun ön değerlendirmede elenmesinin sebeplerinden biri “yeterince sahne deneyimi olmaması”ymış. Bir yandan da aklıma…
Yorum BırakGüç, Kurumlar ve Toplumsal Düzenin Ağırlığı Bir insanın günlük hayatında karşılaştığı en sıradan konulardan biri, aslında derin bir toplumsal ve siyasal analiz alanına açılan bir kapıdır: beden ve biyolojik işlevler. Kaka kaç kilo gelir gibi görünüşte basit bir soru, güç, iktidar ve toplumsal düzen perspektifinden değerlendirildiğinde, hiç de sıradan değildir. İnsan bedenini ve onun işlevlerini düzenleyen normlar, aynı zamanda devletin ve kurumların müdahale alanına girer. Meşruiyet yalnızca yasalar veya anayasal metinler aracılığıyla değil, bireylerin bedenine, sağlığına ve yaşam tarzına dair müdahaleler üzerinden de sorgulanabilir. Günümüzde devletler, yurttaşlarının yaşam biçimlerini düzenlerken, sağlık politikaları ve gıda standartları gibi araçları kullanır. Bu düzenlemeler,…
Yorum BırakMahallede Havai Fişek Atılır Mı? Geleceğe Dair Bir Vizyon Geleceği düşündüğümüzde bazen her şeyin çok hızlı değiştiğini, bazen de hiç değişmeyecekmiş gibi durduğunu fark ederim. Bugün, teknoloji, sosyal hayat, şehirleşme ve çevresel faktörler gibi unsurlar, eskiden olduğu gibi geleneksel olan pek çok şeyin yerini yeni normlara bırakıyor. Örneğin, mahallede havai fişek atılır mı? diye bir soru sormak, belki 10 yıl önce o kadar ilginç gelmeyebilirdi. Ama şimdi, yaşadığımız dönemde, bu soruya verilen cevapları düşünürken hem umutlarım var hem de bazı kaygılarım… Ya böyle olursa? Ya şu olur? Ben, 28 yaşında bir gencim ve kendi hayatımda büyük değişimlerin olduğu bir dönemdeyim.…
Yorum Bırak